Betül Topaklı / – Beyzanur Çaksen, 1993 yılında Antakya’da doğdu. Liseyi Antakya Anadolu Öğretmen Lisesi’nde okuduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğini kazandı ve İstanbul’a taşındı. Güzel bir üniversitede okumanın ayrıcalıklarını sonuna kadar kullanan Beyzanur; okulun yurtlarında kaldı, ofislerinde part-time çalıştı, çeşitli kulüplerine ve aktivitelerine katıldı.
Vizyonunun genişlemesinde okulunun büyük etkisi olduğunu söyleyen Beyzanur, “Lisans eğitimim bitmeden önceki son yaz, 2016’da Amerika’ya Work and Travel’a gittim. Yaklaşık iki ay New York’ta bir yaz kampında çalıştım ve o zamandan beri yurt dışında yaşamak istediğimi biliyordum” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi mezunuyken Karayipler’de pazarcılık yapmaya başlayan Beyzanur, kararının hikayesini şöyle anlatıyor: Alıntı Metni ‘YURT DIŞINDAKİ İŞLERE BAŞVURDUM’ Öğretmenliğe başladığı okulda yine matematik öğretmeni bir çiftle tanışan Beyzanur, “Güney Kore’de iş bulduklarını öğretmen olarak gideceklerini söylediler.
Bana da başvuru sürecimde çok yardımcı oldular. Öğretmenliğimin ikinci senesinde ben de yurt dışındaki işlere başvurmaya başladım. Daha çok Uzak Doğu’yu istiyordum çünkü maaşlar ve verilen ek haklar çok daha iyiydi. Şubat 2020’de Çin’deki bir IB okulundan iş teklifi de aldım.
Ancak tam da o dönemde pandemi patladı ve evlere kapandık. Ben de o iş teklifini kabul edemedim. Pandeminin etkileri biraz durulunca ve eve kapanma yasakları biraz daha gevşeyince başvurularımı yeniden hızlandırdım ama bu sefer cesaret edip Çin’e başvuramadım” diye konuştu. ‘AİLEM DESTEKLEDİ AMA ANLAM VEREMEDİ’ Çin dışında her yere başvuran ve bir senesi böyle geçen Beyzanur’a Mart 2021’de Barbados’taki bir okuldan iş teklifi geldi.
Hiç düşünmeden teklifi kabul eden Beyzanur, “ Zaten ‘İki sene kalır, tecrübe eder, CV’me yazar, sonra oradan başka bir yere geçerim” diye düşündüm ama öyle olmadı. Ağustos 2021’de Barbados’a taşındım. Şimdi Barbados’taki beşinci senem bitti ve artık öğretmen bile değilim.
Bu kararıma ailemin tepkisi hep destekleyen ama çok da anlamayan bir yerden oldu. Neden yurt dışına taşınmak istediğime pek anlam veremiyorlardı. Aslında ben o zamanlar İstanbul’da kaldığım o bodrum katı evden hep daha çok para kazanmanın ve daha refah içinde yaşamanın hayallerini kuruyordum” şeklinde konuştu.
Alıntı Metni 'Kızıl Ekim'in gerçek hikayesi! Sovyetler Birliği kendi gemisini böyle kovaladı ‘MARKAMI KURUP, ÖĞRETMENLİĞİ BIRAKTIM’ Beyzanur, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Antakyalı birçok kişi gibi hayatında derin izler bırakan acılar yaşadı ve bir gecede çok sayıda sevdiğini kaybetti. “O zaman anladım ki hayat bu kadar düşünmek için çok kısa” diyen Beyzanur, “Artık takdir bile görmediğim, yine kıt kanaat geçindiğim, saygısız öğrenci ve velilerle uğraştığım, bana hiçbir getirisi olmayan bu mesleği yapmak istemiyordum.
Tabii bu kararı kesinleştirmem ve kendime yeni bir sistem kurmam iki yılımı aldı. O sürede öğretmenliğe devam ettim. Bir yandan da alternatif yollar aramaya başladım çünkü Barbados’u çok seviyordum. Çevrem olduğu için burada kalmaya devam etmek istiyor ve İstanbul’un kaos dolu hayatına geri dönmek istemiyordum.
Burada öğretmenlik yaptığım son senemde kendi markam ‘Kiss N Sunset’i’ kurdum. Cumartesi günleri buradaki pazara (farmers market’a) gidip çadır kurarak markamı tanıtmaya başladım. İlk senemde o kadar sevildi, o kadar destek gördüm ki artık hiç düşünmeden o sene öğretmenliği bıraktım” diyerek pazarcılık yapmaya nasıl karar verdiğini anlattı. ‘HUZURLUYUM VE KENDİM İÇİN ÇALIŞIYORUM’ Beyzanur pazarda; takı, toka, el emeği ürünleri, annesinin ördüğü çantaları, arkadaşının yaptığı tokaları, pareo, fular gibi ürünleri satıyor. “Barbados’a ilk charm bar’ı ben getirdim” diyen Beyzanur, “Kısaca özetlemek gerekirse bu, insanların kendi takılarını tasarladığı ve aynı zamanda böyle bir deneyim yaşadığı bir tezgâh.
Sanırım o yüzden de daha çok sevildi. Ticaret olduğu için kazancı değişiyor. Çoğu ay, turist sezonunda öğretmenlikten kazandığımdan daha çok kazanıyorum. Turist sezonu yavaşlayınca tabii daha az kazanıyorum ve gelirim böyle dengeliyor. Ama çok daha huzurluyum ve kendim için çalışıyorum.
Bu da bana yetiyor” dedi ve ekledi: Alıntı Metni ‘İSTEDİĞİN HAYATIN BU OLMADIĞINI GÖRDÜM’ “Bunca eğitim aldım, yıllarca okudum; yüksek lisans, yayımlanan makaleler, sertifikalar derken aslında tükendim” diyen Beyzanur, “İstediğim hayatın bu olmadığını gördüm. Barbados’un da bunda etkisi büyük bence çünkü burada insanlar çok rahat, telaşsız ve mutlu yaşıyor.
Burası dört mevsim yaz; kış soğuğu, doğalgaz faturası gibi dertleri bulunmuyor. İnsanlar hırslı değil de gerektiği kadar çalışıyor. Kendilerini, sağlıklarını daha çok önemsiyor. Evet, bazı yerlerde kuyruklar oluşuyor, bazen uzun süre beklemek zorunda kalıyorsunuz ama insanların kendilerine saygısı olduğunu görünce ben de bir süre sonra bu hırslarımı, telaşımı ve stresimi bir kenara bırakmaya başladım” şeklinde konuştu. ‘EĞİTİMLERİM HAKKINI VERDİ, BARBADOS’A TAŞINMAMI SAĞLADI’ Barbados’a aldığı eğitimler sayesinde geldiğinin altını çizen Beyzanur, “Eğitimlerim hakkını verdi.
Barbados’a taşınmamı sağladı. Kendi markamı kuracak donanımı, özgüveni ve cesareti verdi. En önemlisi de İngilizceyi üniversitede öğrendim. 18 yaşında farkında bile olmadan seçtiğim kariyeri, ‘sonsuza kadar sürdüreceğim’ diye bir yemin etmedim, sözleşme imzalamadım.
Bir de tabii devir çok değişti. Bize, ‘Çok çalışırsan her şeye sahip olursun’ diye verilen vaatlerin boşa çıktığını düşünüyorum. Aldığınız eğitimlerin ve verdiğiniz emeğin karşılığını görmedikten sonra zorlamanın bir anlamı yok” diyerek hayatın bunlar için çok kısa olduğunu söyledi. ‘KÜLTÜRÜ BİZDEN ÇOK FARKLI’ “Barbados’un en güzel tarafı insanların sıcak, samimi ve çok rahat olması ve dört mevsim yaz olması.
En zor tarafıysa Türkiye’ye çok uzak olması ve direkt uçuş bulunmaması” diyen Beyzanur, Karayipler’de yaşamak isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu: “Öncelikle Karayipler’in çok uzak olduğunu ve kültürünün bizden çok farklı olduğunu kabullenmeleri gerekiyor. Böyle yavaş bir hayat tarzı istiyorlarsa tabii ki tavsiye ederim.
Ama metropol ve şehir hayatını sevenlere önermem. Burada gün çok erken başlar. İnsanlar güneşle birlikte uyanır ve çoğu yer saat 15.00-16.00 gibi kapanır. Pazar günleri ise deniz ve restoranlar dışında açık bir yer bulamazsınız. Yani burası sizi yavaşlamaya ve dinlenmeye teşvik ediyor.
Huzur dolu bir yer bence. Herkese tavsiye ederim; en azından gelip görün derim.” Ev almak isteyenler dikkat: Konut kredilerinde düşüş başladı! Galatasaray'dan tatsız başlangıç! Temsilcimiz Sporting'e 3 golle mağlup